Pakistan, artan doğalgaz ihtiyacına yeni çözüm yolları arıyor

Başbakan İmran Han’ın, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahale gerçekleştirdiği sırada Moskova’ya gitme kararı, İslamabad yönetiminin ülkenin jeoekonomik çıkarları doğrultusunda hareket ettiği yönünde değerlendiriliyor. Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi’nin, dün, “ziyareti artı ve eksileriyle değerlendirdik ve gitmeye karar verdik” yönündeki açıklaması bunu destekler nitelikte. Başbakan Han’ın, Moskova ziyaretinde en önemli gündem başlığı enerji iş birliği oldu. İslamabad yönetimi, Rusya ile Özbekistan arasındaki doğal gaz boru hattının Afganistan üzerinden Pakistan’a uzatılmasını ve 2015’te iki ülke arasında imzalanan anlaşma doğrultusunda doğal gaz boru hattı inşasının yapımına başlanmasını istiyor.

“PAKİSTAN AKIMI” PROJESİNİN 2024’E KADAR BİTİRİLMESİ İSTENİYOR

Bu anlaşma ile Pakistan’ın Karaçi ile Lahor şehirleri arasında yaklaşık 1100 kilometre uzunluğunda doğal gaz boru hattı inşa edilmesi hedefleniyor. Fakat proje konsorsiyumunda yer alan bazı Rus şirketlerine ABD tarafından yaptırım uygulanma riski nedeniyle projenin ortaklık yapısı 2020’de değiştirildi ve projenin adı “Pakistan Akımı” olarak belirlendi. Pakistan, projenin 2024’e kadar bitirilmesini istiyor. İslamabad yönetimi, bu projeyle yıllık yaklaşık 12,4 milyar metreküp gaz kapasitesine sahip bir tedarik altyapısı edinmeye hazırlanıyor. Boru hattı, ticari işletmelerin ve hanelerin kullanımıyla Pakistan’ın endüstriyel büyümesi için önemli bir kanal görevi görecek. Proje tamamlandığında Karaçi-Lahor güzergahındaki çeşitli şehirlere gaz tedariki sağlanacak ve Pakistan’ın enerji ihtiyacını karşılamak için kritik öneme sahip olacak. Bu proje aynı zamanda ülkenin en önemli ihracat kalemi olan tekstil sektörünün kalbi konumundaki Pencap için hayati önem taşıyor.

– 42,5 MİLYON METREKÜP DOĞAL GAZ AÇIĞI

Pakistan, birincil enerji talebinin yüzde 43’ünü doğal gaz ile karşılıyor. Mevcut dönemde günlük 42,5 milyon metreküp doğal gaz açığı olan ülkenin bu açığının 2025’te ikiye katlanması öngörülüyor. Pakistan, enerji kaynaklarının yaklaşık üçte birini petrol, kömür ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) şeklinde ithal ediyor. İthalata dayalı bir enerji politikası, Pakistan için sürdürülebilir olmamasının yanı sıra ülkeyi uzun vadede enerji açısından güvensiz hale getiriyor. Yıllık doğal gaz üretimi yüzde 9 düşen Pakistan, bu alandaki açığını kapatabilmek için son yıllarda LNG ithalatına yöneldi. Bloomberg’de yer alan verilere göre Pakistan, 2015’ten 2020’ye gelinen süreçte dünyanın en çok LNG ithal eden 9. ülkesi konumuna yükseldi.

– ARALIKLI KESİNTİLER UYGULANIYOR

İslamabad yönetimi, son yıllarda ithal LNG’deki fiyat artışları sebebiyle kış aylarında gaz sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor. Bu sebeple hükümet, arz ve talep arasında genişleyen boşluğu yönetebilmek için aralıklı kesintiler uygulamaya başladı. Başkent İslamabad dahil olmak üzere ülkenin çeşitli şehirlerinde belirli saatlerde doğal gaz kesiliyor. Belucistan’ın Sui Gaz Sahası’nda 1952’de keşfedilen 255 milyar metreküplük rezerv, izlenen politikalar neticesinde ülkenin artan enerji talebine yeterli olmaktan çıktı. Son yıllarda üretimin düşmesi de bunu destekler nitelikte. Öte yandan, 2000’li yıllarda otomobil sektöründe gazın teşvik edilmesi, ulusal gaz arzının önemli bir bölümünün buraya aktarılmasına yol açtı. Bu durum, genellikle hazır giyim üreticileri gibi diğer endüstriyel tüketiciler için gaz kıtlığına sebep oldu.

– 250 MİLYON DOLARLIK İHRACAT KAYBI

Gaz kıtlığı, Pakistan’ın ihracatını vurarak ekonomik strese de yol açıyor. Pencap eyaletinde LNG’ye bağımlı fabrikaların yakıt kıtlığı nedeniyle Aralık 2021’de, 15 gün boyunca kapanmak zorunda kalmasının ardından yaklaşık 250 milyon dolarlık tekstil ihracatı kaybı oldu. Yetkililer, elektrik kesintileri sebebiyle fabrikaların yüzde 80 kapasiteyle çalıştığını, bunun da aylık ortalama 250-400 milyon dolar ihracat kaybına yol açtığını belirtiyor. Hükümet verilerine göre, tekstil, Pakistan’ın geçen yılki 25,3 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60’ından fazlasını oluşturuyor. Doğal gaz sıkıntısı, ülkenin en önemli ihracat endüstrisine zarar veriyor. Bu ise artan enflasyon ve zayıflayan bir para birimi ile mücadele eden Pakistan’ın ekonomisine daha da fazla baskı yapıyor. Öte yandan, enerji fiyatlarındaki artış sebebiyle gerçekleşen “fiyat şokları” ülkenin tüm enerji tedarik zincirini aşağıya çekmesinin yanı sıra daha yüksek iş yürütme ve yaşam maliyetlerine dönüşüyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.