Almanya’da kışın dezenformasyon korkusu

Alman Federal Meclisi Parlamento Kontrol Komitesi Başkanı Konstantin von Notz, endişelerini dile getirirken açık adres vermekten çekinmiyor:

“Rusya, internet üzerinden dezenformasyon kampanyalarıylabu kış Avrupa’da ve özellikle de Almanya’da toplumsal gerilimitırmandırmaya çalışabilir. “

DW’ye konuşan Yeşiller milletvekili, “Durum oldukça ciddi. Son birkaç haftada, Almanya’nın Rus etkisine karşı ne kadar savunmasız olduğu bir kez daha görüldü” diyor.

Bu uyarının zamanlaması tesadüf değil:Moskova’nın, Batı’nın yaptırımlarına misilleme olarak doğal gaz sevkiyatını durdurmasının ardındanAlmanya’da enerji fiyatlarının hızla yükselmesinin etkileri giderek daha fazla hissediliyor.

Avrupa Birliği, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına karşılık olarak Moskova’ya yönelik geniş kapsamlı yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. Şu ana kadar Almanların çoğunluğu bu yaptırımları destekliyor. Ancak güvenlik birimleri, Rusya’nın önlemlere karşı toplumsal tepkileri körüklemek için önümüzdeki kış aylarında doğalgaz ya da gıda kıtlığı korkusunu yaymaya çalışmasından endişe ediyor.

Almanya’da istihbarat teşkilatlarının denetiminden de sorumlu olan Federal Meclis Parlamento Kontrol Komitesi’nin Başkanı von Notz, uyarılarını somut bulgulara dayandırıyor:


Konstantin von NotzFotoğraf: Thomas Trutschel/photothek/picture alliance

“İstihbarat servislerimiz, uzun zamandır Rusya yanlısı aktörlerin Telegram gibi sosyal ağlarda karamsar bir hava oluşturmak ve toplumumuzu bölmek amacıyla kampanyalar düzenlediğini gözlemliyor. Özellikle tetikte olmamız gereken bir dönemdeyiz. Tahrif edilmiş Baerbock videosuyla ilgili yaşanan vahim olay, bunu bir kez daha gösterdi.”

Baerbock olayı

Geçtiğimiz Austos ayı sonunda, Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un Prag’da katıldığı bir panelde “Alman seçmenlerim ne düşünürse düşünsün” diyerek savaştan zarar gören Ukrayna’ya destek sözü verdiğine ilişkin bir videosu yayıldı. Bu açıklama aslında Yeşiller partisinin de dâhil olduğu koalisyon hükümetinin Almanya’da insanların artan yaşam maliyetleriyle başa çıkmalarına yardımcı olacağını söylediği uzun bir yanıtın parçasıydı.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir platform olan “Disinformation Situation Center” (Dezenformasyon Durum Merkezi) tarafından yapılan bir analize göre, Telegram’daki Rusya yanlısı hesaplarda, başı ve sonu kesilerek çarpıtılan bu cümlenin yer aldığı kısa videolar, birkaç saat içinde viral oldu.

Klipler büyük bir hızla yayıldı. Kısa bir süre sonra Facebook, Twitter, Instagram ve YouTube gibi diğer sosyal medya platformlarında da yer alan söz konusu görüntüler, ağırlıklı olarak AfD (Almanya için Alternatif) ve Sol Parti yöneticileri ile aşırı sağ yanlısı hesaplar tarafından paylaşıldı. Böylece videolar Almanya’da da geniş bir izleyici kitlesine ulaştı ve Baerbock’un Prag’daki konuşmasından sadece bir gün sonra, Twitter’da istifasını isteyen Almanca bir etiket, trend olmaya başladı.


Annalena BaerbockFotoğraf: Thomas Trutschel/photothek/IMAGO

Dezenformasyon Durum Merkezi’nin paydaşlarından olan biri olan düşünce kuruluşu Stratejik Diyalog Enstitüsü’nden Julia Smirnova, “Bu olay, dezenformasyon oluşturmak için Rusya, Kremlin yanlısı aktörler ve Almanya’daki yerel aktörler arasındaki etkileşimin ne boyutta olduğunu net bir şekilde gösterdi” diyor.

Asparagas haberlerin odağında Ukrayna savaşı var

Moskova’nın Avrupa ve Alman kamuoyunu etkileme girişimleri yeni bir olgu değil: Soğuk Savaş’tan bu yana özellikle Almanya, Kremlin kaynaklı dezenformasyon operasyonlarının ana hedeflerinden biri konumunda.

Son on yılda sosyal medya platformları, bu operasyonların ana mecrası haline geldi. Araştırmacılar, sadece 2015-2021 yılları arasında, Alman toplumundaki bölünmeleri körüklemeyi veya yeni bölünmeler oluşturmayı amaçlayan 700’den fazla Rus dezenformasyon kampanyası tespit etti.

Söz konusu asparagas haber kampanyaları, göç ve mülteci sorunundan insan haklarına kadar onlarca farklı konuyu kapsıyor. Araştırmacı Smirnova’ya göre bu durum, Rus tanklarının Şubat ayında Ukrayna’ya girmesinden sonra değişti. O zamandan beri Moskova’nın dezenformasyon kampanyasının odağında neredeyse tümüyle Ukrayna savaşı yer alıyor.

Buna ek olarak Rusya yanlısı propaganda aktörleri, Avrupa’daki enerji sıkıntısı konusunu ele alarak bunu Moskova’ya uygulanan yaptırımlarının bir sonucu ve hatta Batı’nın, Ukrayna ile dayanışmasının bir sonucu olduğunu iddia ediyor.

Smirnova, “Rus propagandası, Almanların Ukrayna yüzünden soğuktan donmak zorunda olduğu söylemini yayıyor” diyor ve ekliyor:

“Kış yaklaştığına göre bu, meşru korku ve endişeleri olan insanları galeyana getirmek için en büyük potansiyele sahip söylem.”

“Bir güç gösterisi”

Diğer kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar da bu değerlendirmeyi destekliyor. Berlin merkezli araştırma enstitüsü CeMAS’tan Pia Lamberty, kış aylarında Rus dezenformasyon kampanyalarının daha da artmasını beklediğini söylüyor.

Sosyal psikolog, “Deneyimlerimiz bize, Rusya’nın demokrasileri daha da istikrarsızlaştırmak için toplumsal gerilim dönemlerinde nüfuz faaliyetlerini artırdığını gösterdi” diyor. Benzer bir durum, 2015 yılında yüz binlerce insanın Suriye’deki savaştan kaçarak Almanya’ya gelmesiyle de yaşanmış ve toplum, mültecilere karşı kışkırtılmaya çalışılmıştı.


Leipzig kentinde artan fiyatlara karşı düzenlenen bir protesto gösterisi Fotoğraf: Christian Mang/REUTERS

Almanya’da artan yaşam maliyetlerine ve özellikle enerji fiyatlarına karşı yapılan protestolar, şimdiye kadar nispeten küçük çaplı oldu. Ancak soğuk sonbahar geceleri yaklaşırken bu durum değişebilir. Siyasi uçlardaki partiler şimdiden “Pazartesi Gösterileri” adını verdikleri ve her hafta düzenli olarak tekrarladıkları protesto eylemleriyle ülkenin “sıcak bir sonbahara” hazır olması gerektiğini ilan ettiler.

Alman Federal Meclisi Parlamento Kontrol Komitesi Başkanı Konstantin von Notz, Rusya yanlısı aktörlerin, hedefe yönelik dezenformasyon kampanyalarıyla bu protestoları radikalleştirmeye çalışabileceğinden de endişe duyuyor:

“Yanlış anlaşılmasın: Tanrı’ya şükürler olsun ki, ülkemizde herkesin, artan fiyatlara karşı gösteri yapma ve bu protestoyu sokaklara taşıma hakkı var. Ancak hepimiz, yani siyasetçiler, gazeteciler ve vatandaşlar, toplumumuz hakkında hiç de iyi şeyler düşünmeyen aktörlerin emelleri için, farkında olmadan bizi araç olarak kullanmamalarına dikkat etmeliyiz. Bu da hiç şüphesiz, bir güç gösterisi olacak.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*